Yokuş başına gelince Bodrum ’u göreceksin Sanma ki sen geldiğin gibi döneceksin Senden öncekiler de böyle idiler, Akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler.
Cevat Şakir Kabaağaçlı
Halikarnas Balıkçısı

eXTReMe Tracker

Ana Sayfa arrow Bodrum arrow Tanıtım 
HEPSI |0-9 |A |B |C |D |E |F |G |H |I |J |K |L |M |N |O |P |Q |R |S |T |U |V |W |X |Y |Z

Dizin Bodrum Tanıtım

Bodrum : Bodrum, Tanıtım, Bodrum Milas Hava Limanı Bodrum Milas Hava Limanı, Akyarlar, Bodrum


Halikarnas Balıkçısı ( Cevat Şakir )
Yazı Index
Halikarnas Balıkçısı ( Cevat Şakir )
Sayfa 2

Rating 3.7/5 (3 votes)

BALIKÇI'NIN HAYATI:

Asıl adı Cevat Şakir Kabaağaçlı'dır. 1886 yılında İstanbul'da doğdu. Robert koleji'nden sonra; İngilterede Oxford Üniversitesi'nde "yeni çağlar tarihi" okudu. 1908'de eğitimi bitince İstanbul'a döndü ve çeşitli yayınlarda yer almaya başladı. İnci, Diken gibi karikatür ve magazin dergilerinde hem yazılar yazdı; hem de karikatür ve resim çizdi. Cumhuriyet kurulunca da Resimli Gazete, Resimli Ay, Resimli Hafta gibi dergilerde resimler yaptı ve öyküler yazdı.


Resimli Mecmua'ya yazdığı, Birinci Dünya Savaşı'nda bazı asker kaçaklarının yargısızca kurşuna dizilmelerini anlatan bir yazısının yayınlanması üzerine mahkum edildi.

Cevat Yamaç, 21 Şubat 1954 tarihli "Demokrat İzmir"'de bu olaydan şöyle bahsediyor;
"(...)Üç harbi sırasıyla yapan Türkiye'de bir aralık asker kaçakları, muhakeme edilmeden kurşuna dizilmektedir. Memleket bir devirden ötekine aktarılışının sıkı bir intikal devresindedir. Günlerden bir gün, aile ocağından uzun zamanlar uzak kalmış bir kaç asker, tren köylerinin yanından geçerken ailelerini görmek üzere atlamışlar ve bir kaç gün sonra mensup bulundukları kıt'alara gidip teslim olmuşlardır. O zaman haleti ruhiyesine göre bu askerlerin de kurşuna dizilmesine karar veriliyor.(...)

Cevat Şakir bu muhakemesiz idam edilen gençlerin vaziyetini tarif eden bir yazı kaleme alıyor "Resimli Mecmua"ya diğer birkaç yazısıyla birlikte bunu da veriyor. O esnada şark harekatı başgöstermiş olduğundan, bu yazıyı geri almak istiyor; fakat mecmua sahibi M. Zekeriya bunu vermiyor. Cevat Şakir yazıyı koymaması hususunda M. Zekeriya'ya rica ediyor, O da vaadediyor. Fakat bir akşam Üsküdar'daki evinin kapısına ağır darbeler iniyor:

POLİS!..
-Kimi arıyorsunuz?
-Cevat Şakir Bey siz misiniz?
-Evet... Ne var?
-Benimle karakola geleceksiniz...
-Karakola mı? Bir şey mi var?
-Bilmiyorum... Orada Komiser Bey size anlatır... (...)

Sert çehreli İstiklal Mahkemesi önüne 15 gün arayla iki defa çıkıyor. İkincisinde Mebus Hamdi Nebizade yanlarına yaklaşıyor ve
-Sizin için İdam kararı verecekler... Fakat asmayacaklar!.. diye fısıldıyor.
On dakika sonra sert bir ses hükmü veriyor:
-Üç Yıl Kalebend!!!"

Balıkçı'nın cezası bir buçuk yıl sonra affa uğrasa da o Kalebend olarak gönderildiği Bodrum'dan ayrılamadı...1926 yılından sonra "Halikarnas Balıkçısı" mahlasıyla yazmaya başladı. Daha sonra çocuklarının eğitimi için İzmir'e yerleşti. İzmir'de gazetecilik ve turist rehberliği yaptı...

1973'te kemik kanserinden öldü ve aşık olduğu Bodrum'a gömüldü...
Balıkçı'nın yaşamı üretmeyle, bilgiyle, bilimle, sevgiyle, merak ve araştırma tutkusuyla, vatan sevgisiyle örülüdür... Hayatını Anadolu'nun asıl kültürünü "batılıların başına savurmuş" olmamızı telafi etmeye, buradaki tarihi varlıkların Batı'nın, Yunanlılar'ın değil; aksine özbeöz Anadolu'nun kültürü olduğunu anlatmaya adadı...


 
< Önceki   Sonraki >